Uğur Gürses: Ankara’nın havuz problemi

Uğur Gürses: Ankara’nın havuz problemi


Uğur Gürses  T24’teki köşesinde bu hafa aşırı negatif reel faiz politikasına eşlik eden TL’ye döviz satışları yoluyla müdahalenin yol açtığı durumu merceğe alıyor. KKM, zorunlu döviz satışlarına rağmen mrkez bankası kaynaklarının neden eş oranda artmadığını anlatıyor.

Yazının tamamını alıntıdan sonra gelen linkte bulabilirsiniz.

Dört aydır akan ‘su’ nerede?

20-25 milyar dolarlık KKM dövizleri, ihracatçının yüzde 25’lik dövizi, döviz reeskont girişlerine karşın 4 ayda döviz rezervleriniz artmak bir yana 2 milyar dolar eksiliyor.

Bu defa “ihracatçı dövizinin yüzde 40’ını getirip satacak” kuralı koyuyorsunuz. Havuzu dolduran musluğun debisini arttırdığınızı sanıyorsunuz; ama bir sorun var, o su da girdiği havuzu boşaltan musluktan devri daim yapıp çıkıyor!

Zira enflasyon resmi olarak yüzde 61’de iken yüzde 14’le TL havuzuna para pompalıyorsunuz, kredi genişlemesi tüm zamanların en kuvvetli dönemlerini yaşıyor. Dört ayda 450 milyar TL kredi seli giren piyasada, birebir kovaladığınız “kredi alana döviz satmayın” sıkıyönetim kurallarınız işlemiyor.

Bu defa, havuza akan TL musluğu boşaltan döviz musluğuna baskı yapınca, kredi büyümesine ‘makro ihtiyati tedbir’ getiriyoruz diyerek; kredilerde yılbaşından mayıs sonuna kadar, hatta devamında yüzde 20’nin üzerinde büyüme olursa zorunlu karşılık yatırma yükümlülüğü koyuyorsunuz. Fazlası, KKM’ye dönüşümde, döviz hesaplarında azalışla TL ya da KKM’ye geçişte düşük kalan bankalara ilave zorunlu karşılık koyuyorsunuz. Tam bir şaşkınlık hali.

Tüm bu ilave musluklarla ‘havuzu doldurma’ çabasının tek bir soruna dayandığını, havuzu boşaltan kocaman bir delik olduğunu görmezden gelen bir ekonomi yönetiminin çaresizliğini gösteriyor.  Bu yönetimin ‘sınıfta kalırken’, herkesi de havuzda ‘çırılçıplak’ bırakacağı çok açık.

Havuz problemleri oldukça basittir; matematiksel bir katkı payı hesabıdır aslında. Dolduranın ve boşaltanın katkısı ve hızı.

Havuzdaki koskocaman deliğin aslı, faizlerin olması gerektiğinden çok çok düşük bir yerde duruyor olmasıdır. Buna ilave olarak bu krizi yönetenlere olan güvenin de çok çok düşük bir yerde olmasıdır.

Yazının tamamı burada.

!function(f,b,e,v,n,t,s)
{if(f.fbq)return;n=f.fbq=function(){n.callMethod?
n.callMethod.apply(n,arguments):n.queue.push(arguments)};
if(!f._fbq)f._fbq=n;n.push=n;n.loaded=!0;n.version=’2.0′;
n.queue=[];t=b.createElement(e);t.async=!0;
t.src=v;s=b.getElementsByTagName(e)[0];
s.parentNode.insertBefore(t,s)}(window,document,’script’,
‘https://connect.facebook.net/en_US/fbevents.js’);
fbq(‘init’, ‘226201484792800’);
fbq(‘track’, ‘PageView’);



Bu haberi faydalı buldunuz mu?

Yorum Yap