Onur Altın yazdı:  Garip bir cari fazla hikayesi…

Onur Altın yazdı:  Garip bir cari fazla hikayesi…


Yeni ekonomik modelde kurlar artacak Türk malları ucuzlayacak, ithalat kesilecek yerini yerli üretim alacak böylelikle ihracatımız artacak, döviz rezervlerimiz artacak döviz bağımlılığı azalacak ve arkasından kurlardaki düşüş enflasyonu düşürecek hikayesiyle geldik. Yatırımların artması içinde faiz düşüşleri gerekecekti.

 

Ancak bu modelin uygulanamayacağını ve hata yaptığımızı defalarca dile getirdik. Neden mi ?

 

Çünkü birincisi ithalatta dışa bağımlı bir ekonomiyiz. Enerji ithalatında %80-%90 bağımlıyken genel ithalatta bu oran %75, hammadde ithalatında % 45 düzeyinde. Böyle bir durumda ithalat yapmadan ihracat yapamayacağımız anlaşılıyor.

 

Bu hafta Ticaret Bakanlığı 2022 Haziran ayı dış ticaret istatistiklerini yayınladı.

 

2021 ilk 6 ayda dış ticaret açığı -21.1milyar $ iken iken    2022 ilk 6 ayda dış ticaret açığı -51.3 milyar$’a yükselmiş.

Yatırım malı (makine, teçhizatlar) ihracatı 2.4 milyar $ artarken ithalatı 3.2 milyar $ artmış.

Hammadde ihracatı 12.7 milyar $ artarken ithalatı 25.7 milyar $ artmış.

Tüketim malı ihracatı 8.1 milyar $ artarken ithalatı 2.6 milyar $ artmış.

İşte bunun ana nedeni Dolar/TL kurundaki artış ile ithalat patlamasıdır. Cari fazlayı vermeyi düşünenler bu fazladan verilen 30 milyar$ farkı nasıl karşılayacaklarını düşünmüşlerdir herhalde (Hiç sanmam). Turizm gelirleri bu farkı karşılamaya yetmez bunu anlamalılar önce…

Enerji ithalatımız;

2021 yılı tamamı 50.7 milyar$

2021 ilk 6 ay 18 milyar$

2022 ilk 6 ay 47.8 milyar$

 

Cari açık yıl sonunda 50 milyar dolara ulaşacak gibi. Döviz likidite krizine adım adım gidiyoruz.

Bugün açıklanan Mayıs ayında cari açık 6.486 milyar dolar olurken yıllıklandırılmış bazda cari açık 29.444 milyar dolara yükseldi.

İlk 5 aylık cari açık ise – 28.12 milyar $ olarak gerçekleşti. Döviz likidite krizi kendini tüm verilerde gösteriyor. Üstelik net hata noksan kalemi ilk 5 ayda 13.3 milyar dolar fazla vermesine rağmen böyle bir açık oluşması çok korkutucu.

Cari denge verisine baktığımızda önümüzdeki 3 ayda cari açık vermeyi sürdüreceğiz. Ancak geçen sene Haziran-Temmuz-Ağustos döneminde cari fazla vermiştik. Dolayısıyla sert yükselen bir cari açık sorunu ile karşılaşacağız. Döviz ihtiyacı olan ülkeler finansman gereksinimi normal şartlarda rezervlerden karşılarlar ancak bizde rezervlerdeki erime sürüyor.

 

24 Haziran-1 Temmuz arasında TCMB rezervlerine baktığımızda brüt rezervlerin 100.9 milyar $, net rezervlerin 7.5 milyar $ ve swap yükümlülükleri dışarıda bırakıldığında net rezervlerin -54.3 milyar $’a gerilemiş. Üstelik artık nur topu gibi birde 59 milyar $ KKM döviz borcumuz oluştu. Bu finansmanı dünyanın resesyona girme ihtimalinin çok yüksek olduğu sonbahara girerken ve ayrıca Fed’in hem faiz hem bilanço artırdığı bir dönemde bulmak çok zor. Hele ucuz ve bol bulmak imkansız. Yani cari açıkta artışın devamıyla birlikte geçen seneye benzer bir kur riski gün gibi kapımızda duruyor.

 

Bizede geriye rüyadan uyanmak kalıyor….

 

Yazarın linked-in paylaşımıdır

 

ANALİZ: Döviz kıtlığı boşuna değil, cari açıkta yön yukarı, TL’de aşağı

 

İhracat iklimi endeksi haziranda geriledi: Büyük ekonomilerde yavaşlama Türkiye’yi de vuruyor

 

Gelişmekte Olan Piyasalar için Tarihi Temerrüt Döngüsü Geliyor

 

!function(f,b,e,v,n,t,s)
{if(f.fbq)return;n=f.fbq=function(){n.callMethod?
n.callMethod.apply(n,arguments):n.queue.push(arguments)};
if(!f._fbq)f._fbq=n;n.push=n;n.loaded=!0;n.version=’2.0′;
n.queue=[];t=b.createElement(e);t.async=!0;
t.src=v;s=b.getElementsByTagName(e)[0];
s.parentNode.insertBefore(t,s)}(window,document,’script’,
‘https://connect.facebook.net/en_US/fbevents.js’);
fbq(‘init’, ‘226201484792800’);
fbq(‘track’, ‘PageView’);



Bu haberi faydalı buldunuz mu?

Yorum Yap