İlginizi Çekebilir

FED faizleri 50bsp artırdı; bilanço daraltma Haziran’da başlıyor

Küresel tahvil piyasasında satış baskısı artıyor


FED dün akşam sonuçlanan olağan FOMC (Federal Açık Piyasa Komitesi) toplantısında, gecelik faiz oranını, oy birliği ile, 22 yılın en büyük sıçraması olan 50 baz puan artırarak %0,75 ile %1 aralığına çekti. Başkan Powell, politika yapıcılarının, Haziran ve Temmuz aylarında düzenlenecek olağan toplantılarda da yarım puanlık faiz artışlarını onaylamaya hazır olduklarını söyledi.

Faizde 50 baz puanlık bir artırıma gidilirken, bilanço daraltılmasına da (Hazine tahvillerinden $30 milyar + mortgage’a dayalı menkul kıymetlerden $17,5 milyar) 47,5 milyar dolar ile Haziran ayında başlayıp, 9 trilyon dolara ulaşan devasa bilançonun 3 ayda 95 milyar dolarlık bir hıza çıkarak daraltılmasına karar verildi. FED’in enflasyonla savaşmaya devam edeceğini söylemesi (şahin duruşunu koruması) ve alınan kararların herhangi bir sürpriz içermemesi piyasalar nezdinde ilk intiba olarak olumlu karşılandı.

Akabinde, mikrofon karşısına geçen FED Başkanı Powell, 75 baz puan faiz artırım ihtimalinin FOMC toplantısında tartışılmadığını söylemesi, daha agresif bir adımdan korkan piyasaların âdeta yüzünün gülmesine neden oldu. Powell güçlü bir FED tepkisi gerektiren yüksek enflasyon ile ekonomiyi resesyona sürükleyebilecek türden ‘aşırıya kaçan’ adımlar arasında sıkıştıklarını söylese de, 75 baz puan oranında faiz artırımını açık bir şekilde reddetmesi, borsa rallisini tetikleyen bir yorum olarak kabul edildi.

Bu bağlamda, dün akşam Powell’ın konuşması ile birlikte, sert bir iniş yerine daha ‘yumuşak’ bir iniş planının devrede olduğuna kanaat getiren piyasalar, geceyi ciddi bir yükselişle tamamladı. Bilanço genişletmeye (QE) aylık 120 milyar dolar ile başlayan FED’in daraltma noktasında (QT) 3 ay sonra 95 milyar dolar ile yola devam edeceğini söylemesi bile, FED’in adımlarını itina ile seçeceği ve ekonomiyi agresif adımlar ile resesyona sürüklemeden kaçınmak isteği olarak yorumlandı.

Hûlasa, teknoloji hisselerinin işlem gördüğü risk iştahının yansıtan ABD’nin Nasdaq endeksi dün geceyi %3,2 yükselişle tamamlarken, karar ardından doların piyasa faizi olan 10 yıllık devlet tahvil faizlerinin de yaklaşık 10 baz puan gerileyerek %2,9 seviyesine çekildiğini gördük. Hakeza, doların piyasa kuru olan DXY ise, geçen hafta 104 seviyesine yükselerek son 20 yılın zirvesini test etmesi ardından bu sabah 102,3 seviyesine varan bir geri çekilme kadetti.

Doların hafif de olsa değer kaybettiği dünkü günde, EURUSD paritesi 1,0620 seviyesine yükselerek, geride bıraktığımız hafta test ettiği 1,04’lü seviyelerden ya da son 5 yılın dibinde kurtuldu. Benzer bir şekilde, Sterlin de dolar karşısında teknik mânâda önem verdiğimiz 1,2490 seviyesinin altında haftalık kapanış yapamayarak yüzünü yavaş da olsa yukarıya çevirdi. EUR ve GBP’de en kötüsünün geride kalmış olabileceğini düşünüyoruz. Farkındaysanız, keskin cümleler kullanmaktan imtina ediyoruz. Kademeli alım için mevcut seviyelerin (geçen hafta bültenimizde dile getirdiğimiz üzere) kollanabileceğini düşünüyoruz.

FED Başkanı Powell’ın dün akşam yaptığı konuşmada, enflasyon %8,5 ile FED’in hedefi olan %2 seviyesinin çok üzerinde olduğunu, bunun da Amerikan halkına getirdiği yükü anladıklarını ve “enflasyonu düşürmek için hızla önlem alıyoruz” demesi bence gecenin en önemli açıklaması idi! Hazır enflasyondan söz etmişken, bugün TÜİK’in açıklayacağı Nisan ayı enflasyon rakamlarının da Türkiye’nin bir numaralı gündem maddesi olacağının altını çizelim.

Bizler bayram tatilindeyken, İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) açıkladığı İstanbul Ücretliler Geçinme endeksi Nisan ayında %11,36 ; yıllık olarak da %79,97 artış kaydettiğine şahit olduk. İTO verisinin sadece İstanbul’u kapsadığı ve Nisan ayında ulaşım zammının etkili olacağını unutmasak da, bugün TSİ10:00’da açıklanacak resmi enflasyonun anketlere göre aylık %6 civarında yükselmesi (yıllık %68) bekleniyor.

USDTRY kuru 20 Nisan haftasında 14,67 seviyesinin üzerine yükselerek teknik mânâda önemli bir kırılım gerçekleştirmesi ardından bayram tatilinde kritik bir seviye olarak gördüğümüz 14,90-14,95 aralığına kadar yükseliş kaydetti. Dün akşam FED toplantısı ardından genele yayılan iyimserlikte yönünü aşağıya çevirerek 14,70 seviyesinin kıyısına kadar yeniden yaklaştığını da not edelim. Bültenimizi dikkatli takip eden okurlarımız, 14,90 seviyesine (böyle bir ihtimale) dikkat çektiğimizi hatırlayacaklardır. Psikolojik 15 seviyesi aşılmadan, bilanço risklerine karşı herhangi bir adım atmak istemeyeceğimizin de bir altını bir kez daha çizmiş olalım.

Bloomberg haberine göre, AB Komisyonu, Rusya’dan petrol ithalatının yasaklanmasını içeren yeni yaptırımlar konusunda teklif sundu. Rusya’nın en büyük bankası olan Sberbank’ı ve diğer iki büyük bankayı SWIFT’ten çıkardıklarının altını çizen AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya’nın finansal sisteminde kritik öneme sahip bankaları hedef aldıklarını söyledi.

AB liderlerinin, Rus enerjisine olan bağımlılığı bitirme konusunda anlaştıklarını söyleyen von der Leyen, “Açık olmak gerekirse bu kolay olmayacak. Bazı üye ülkeler Rus petrolüne bağımlı. Şimdi, Rus petrolünün yasaklanmasını teklif ediyoruz. Bu, bütün deniz ve boru hattıyla taşınan ham ve rafine Rus petrol ürünleri için tam bir ithalat yasağı olacak.” diye konuştu. Bu karar sonrası Brent cinsi ham petrol varil fiyatı 111 dolar seviyesine yaklaşırken, Avrupa gaz fiyatı ise sert bir şekilde yükseldi.

Yeni gün başlangıcında, Asya borsalarında havanın dün geceyi bir miktar da olsa arattığını görüyoruz. Çin’de açıklanan Caixin hizmet satın alma yöneticileri endeksi (PMI), Nisan ayında 36,2’ye geriledi ve Kasım 2005’te bu yana ikinci en düşük seviyede. Endeks, pandeminin başlangıcında Şubat 2020’de 26,5 ile rekor düşük seviyeye ulaşmıştı. İzolasyonlar Çin ekonomisinin belini adeta bükmüş. Diğer bir deyişle, dünya ekonomisinde ivme kaybı sinyalleri hızlanıyor. Gösterge endeks Tokyo borsası yatay bir seyir izleyerek dün gecenin olumlu havasını yansıtmaktan çok uzak kalırken, ABD borsalarının vadeli işlemlerinde yatay bir seyir hâkim.

Bugün içeride resmi enflasyon verisi ve büyümenin öncü göstergesi olan PMI verisi takip edilecek. İngiltere Merkez Bankası’nın ise enflasyondaki sıçrama tehlikesini bastırmaya çalışırken, Aralık ayından bu yana dördüncü kez faiz oranlarını yükselterek %1 seviyesine getirmesi bekleniyor. İngiltere ayrıca bugün yerel yönetim seçimleri için sandık başına gidiyor. Başbakan Boris Johnson’ı enflasyon ve COVID-19 karantina kurallarını çiğnemesi nedeniyle sıkıntılı bir tablo bekliyor.

 

 

iktisatbank.com

!function(f,b,e,v,n,t,s)
{if(f.fbq)return;n=f.fbq=function(){n.callMethod?
n.callMethod.apply(n,arguments):n.queue.push(arguments)};
if(!f._fbq)f._fbq=n;n.push=n;n.loaded=!0;n.version=’2.0′;
n.queue=[];t=b.createElement(e);t.async=!0;
t.src=v;s=b.getElementsByTagName(e)[0];
s.parentNode.insertBefore(t,s)}(window,document,’script’,
‘https://connect.facebook.net/en_US/fbevents.js’);
fbq(‘init’, ‘226201484792800’);
fbq(‘track’, ‘PageView’);



Bu haberi faydalı buldunuz mu?

Yorum Yap