AKP TÜRKİYESİ = ESKİ TÜRKİYE

AKP TÜRKİYESİ = ESKİ TÜRKİYE


AKP TÜRKİYESİ = ESKİ TÜRKİYE

Enflasyonun %70’e ulaşması bizi neden çıldırtmıyor..?

Normal şartlarda ülkenin geldiği noktanın; herkesi delirtmesi gerekirken,  scçcbunun yerine “dolar daha artar mı?” gibi sorularla karşılaşıyoruz.

Oysa zaten enflasyonu buralara getiren dolar…

Enflasyon gerçekten %70 olsa muhtemelen bu denli acıtıcı olmazdı. Oysa ki Veysel Ulusoy ve ENAG grup bize aslında enflasyonun bunun 1,5 katından daha fazla olduğunu kanıtladı.

Enflasyon maaşları hesaplarken %70 bile değil ama maaşları harcarken 150-200 belki…

Diğer tarafta devalüasyonun da ötesinde değeri artan bir gayrımenkul piyasasından söz etmemiz gerek.

Halk dolar, euro ve altından daha fazla taşınmaza itibar etti. Artan ev fiyatları doğal olarak kiraları artırdı. Ve koca bir halk barınma hakkından oldu.

Bugün gelir düzeyi ile ilişkisi kopmuş bir barınma maliyeti var. Ülkeye yapılabilecek tüm kötülükler eş zamanlı gerçekleşti.

Döviz kuru patlatılırken ülkenin kapısı da ardına kadar açıldı.

Orta Doğu’nun zengini fakiri ve orta hallisi ülke gayrımenkul piyasasında rekabete girişti.

Türkler paraları, Türk Parası kadar değer yitirmemiş halkların biriktirdikleri paralarla ev almalarını, ev kiralamalarını izledi.

Ekonominin kuralları doğrultusunda gerçekleşen arz-talep grafiğinde arz aynı kalırken, talebin artması fiyatı astronomik düzeye çıkardı.

Faizleri düşürme hayali ile Türk parasının değerini sıfırlayanlar halkı taammüden ve planlı biçimde fakirleştirdi.

Fakat bütün bunlar halk nezdindeki tepkisizliği izah etmiyor.

Gayrimenkul ve araba gibi artık statü simgesi değil sıradanlaşan ihtiyaçların ortalama gelir düzeyi için karşılanması neredeyse imkansız hale geldi.

Ancak halk buna tepki vermiyor/veremiyor..!

Halkı tehdit eden siyaset dilinin ve bizatihi tehditi tahakkuk eden cebrin bunda rolü çok fazla.

Bırakın siyaset dışındaki sıradan insanları, bizahiti ülke yönetmeye soyunmuş siyasi parti liderleri dahi fütursuzca tehdit ediliyor.

Farklı düşünmek suç olarak lanse edilmiş halde ve bu suçun savcısı, yargıcı, infaz memuru AKP’nin siyasi kadroları.

Türkiye’nin sosyolojik sorunlarının tamamı istismar ediliyor.

Ülkenin okumuşlarından ümit kesilen bir düzende sosyo ekonomi ne kadar geriye giderse, ayakta kalma ihtimali o denli artan bir iktidar ile karşı karşıyayız.

Oksimoron ya da uzlaşmaz çelişki denilecek bir durum var karşımızda. Sadece gelişmemiş ve fakir yörelerin, yoksul ve bağımlı kitlelerin oyuna talip bir parti bunu gerçekleştirmek için ülke ekonomisini külliyen tarumara girişti.

Türkiye çıkışı olmayan bir tünelde karanlıkta yolculuğa zorlanıyor ve karşıdan gelen ışığın tren olduğuna da kuşku duymuyoruz.

Türkiye’nin istikrarsızlığının enflasyonla doğrudan ilişkisini 1970’leri, 80’leri, 90ları yaşayan herkes iyi biliyor. Ancak bugün tekrar enflasyonu hayatın parçası haline getirmek imkan dahilinde değil.
Çünkü sene ne 1977 ne 1987 ne de 1997.

Dünya bambaşka bir hal almış durumda…

2022 dünyasında enflasyonla yaşanamaz.

Ticaretin, finansın, ulaşımın, bilginin bu denli akışkan olduğu bir çağda, enflasyon modern zamanların vebası hükmündedir.
Veba ülkeyi nasıl kasıp kavurursa enflasyon (=devalüasyon) ülkeyi aynı şekilde yok eder.

Türkiye siyasi istikrarsızlığın sürdürülmesi için ekonomiden feragat etti. Ekonomi bile isteye bu hale sokuldu. İstikrarsızlığın kalıcı olması ancak ekonominin batışı ile mümkün olabilirdi. AKP’nin mevcut varoluşunu imkansızlığın gerçekleşmesi, olasılıksızın olasılığı diye de okusak olur.

Peki bu kaostan nasıl çıkacağız..?

Sorunun kaynağının iktisadi olmadığı gibi çözümün anahtarı da iktisadi değil. Çözüm siyasette, demokraside ve hukukun üstünlüğünde.

Türkiye Nasrettin Hoca’nın bodrumda kaybettiği yüzüğünü bahçede araması misali yanlış çarelerin arayışında. Demokrasiden kopuk, halk iradesine sırtını dönmüş, kurumların içini boşaltmış, seçim yasalarıyla oynayarak seçim kazanılacağına inanan akıldan kurtulmalı.

Eski Türkiye aslında sadece seçim kazanmak demekti. AKP de tüm inkarına rağmen eski Türkiye’nin bu sakatlığını bünyesine aldı.
Türkiye’nin çıkışı eski Türkiye’nin en büyük günahının artık hesabını görmekle olacaktır.

Analiz, Veysi Dündar 7.5.2022

!function(f,b,e,v,n,t,s)
{if(f.fbq)return;n=f.fbq=function(){n.callMethod?
n.callMethod.apply(n,arguments):n.queue.push(arguments)};
if(!f._fbq)f._fbq=n;n.push=n;n.loaded=!0;n.version=’2.0′;
n.queue=[];t=b.createElement(e);t.async=!0;
t.src=v;s=b.getElementsByTagName(e)[0];
s.parentNode.insertBefore(t,s)}(window,document,’script’,
‘https://connect.facebook.net/en_US/fbevents.js’);
fbq(‘init’, ‘226201484792800’);
fbq(‘track’, ‘PageView’);



kripto haberleri

Bu haberi faydalı buldunuz mu?

Yorum Yap